7 Aralık 2017 Perşembe

KIŞ BAŞLAMIŞSA DEMEK Kİ...

Uzun ve soğuk kış akşamlarında yapılabilecek en güzel şey bir elinde sıcak çay ya da kahve, üzerinde battaniye ile film izlemek değil mi?

Valla ben öyle yapıyorum bir kaç gündür. Üst üste bir kaç film izledim. Sizlerle de paylaşmak isterim.


                                               İlgili resim
İlk izlediğim film Mahsun Kırmızıgül'ün son filmi Vezir Parmağı. Vizyona girdiğinde izleme şansım olmamıştı ve film zevkine güvendiğim bir arkadaşım sinema için fazla gürültülü bir film olduğunu söylemişti. Ben de bekleyeyim evde izlerim diye düşündüm.  Film çok kalabalık bir kadroyla çekilmiş. Giysiler, müzikler, görüntüler ben ce harika. Sanki sinema ekranında müzikal izliyormuşum gibi hissettim. Osmanlı-Rus savaşına kocalarını, köyün gençlerini gönderen kadınlar 15 yıldır dönmeyen erkekleri için yas tutmayı bırakıp evlenmeye karar verirler ve bu konuda vezirden yardım isterler. Vezir de İstanbul'dan 5 cengaveri alıp köye damat olarak götürmek üzere Müstesna Efendiyi görevlendirir. Müstesna'nın seçtiği cengaverler de yukarıda resimlerini gördüğünüz ekiptir :)) İzlenebilir mi evet, ama çocuklar olmasa iyi olur yanınızda...


           İlgili resim

İkimizin Yerine fragmanına bakıp hımm Nejat İşler varsa mutlaka gidip izlemeliyim dediğim bir yapım olmasına rağmen sinemada izleyemediğim bir başka film oldu. Aşk filmlerini dram olduğunda pek sevmem aslında. Ben romantik komedi sevenlerdenim. Bu filmin konusu da ne yalan söyleyeyim hiç ilgimi çekmedi. Öğretmenine aşık şımarık bir kız filmi işte dedim. İzlerken de fikrim çok değişmedi. Bir sır vardı ortada. Anne ve kız arasında. Çözümlemek için filmin sonuna kadar gitmek gerekiyor. Sevip sevmemek arasında bir film olmuş. Nejat İşler ne yapsa izlerim diyorsanız benim gibi katlanabilirsiniz bu filme...

                                            İlgili resim

Eski Sevgili filmini hiç duymamıştım. Televizyonda yayınlamış ona da denk gelmemişim. Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine izledim. Çok eğlenceli geldi bana. Zaten romantik komedi severim demiştim ya size. Bu tam da bu tarzda eğlenceli bir film olmuş. Bence Tolgahan Sayışman bu türde Türkiye'de ki en yetenekli oyuncu. Hiç başka roller için uğraşmasın. Şaşkın, komik,biraz sakar ve çok aşık adam rolleri kendisi için biçilmiş kaftan. Filmi ve filmdeki karakterleri çok sevdim. Bence izleyin ve mutlu olun...

                                                   İlgili resim

Difret ülkemizde ki adıyla Cesaret filmi Angelina Jolie Pitt'in yönetmenliğini yaptığı bir film. Etiyopya'da yaşanan gerçek bir olayı anlatıyor bize. Hirut 14 yaşında bir kız çocuğudur. Kendisi ile evlenmek isteyen adam tarafından kaçırılır ve tecavüze uğrar. Hirut kaçmaya çalışırken bulduğu tüfekle adamı öldürür. Ve mahkeme 14 yaşında, tecavüze uğramış ve kendini kurtarmak için adam öldürmüş bu çocuğun idamını istemektedir. Ve cesur bir avukat bu olaya el atar. Tüm Etiyopya'da emsal olacak bir sürecin fitilini ateşler. Sizler de benim gibi gerçek yaşam filmlerini seviyorsanız mutlaka izlemelisiniz.

                                     artritli ressam filmi ile ilgili görsel sonucu

Maudie engelli olduğu için ailesi tarafından dışlanmış, bakımı için halasının yanına terkedilmiş  bir kızdır. Maudie erkek kardeşine söz geçiremez. Eve dönmek istediği her seferinde kabul edilmez. O da kendini ispatlamak için bir arayışa girer ve tesadüfen karşılaştığı bir adamın yanına hizmetçi olarak gider ve o adamla yaşamaya başlar. Aksi ve oldukça tuhaf biri olan ev sahibine alıştıkça en çok sevdiği şey olan resimlerle evin her köşesini boyar. Ve hikaye akar gider. Bu film de gerçek bir yaşam hikayesi...Ve film boyunca Sally Hawkıns'in muhteşem oyunculuğuna hayran olmadığınız tek bir an bile olmuyor. İzlemelisiniz....


1 Aralık 2017 Cuma

Saklama Rehberi

                                          

Besinlerin kullanım ömrünü nasıl uzatabileceğinizi biliyor musunuz? Peki ya onları ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi? Eğer siz de benim gibiyseniz, birkaç temel gıda dışındaki hiçbir besin için net bir fikriniz olmadığına eminim. En basitinden, sizce elma ne kadar bir süre saklanabilir? Lezzetini, sertliğini ve tazeliğini yitirmemesi için ne yapmak gerekir? Oturup her besin maddesi için internette araştırma yapmanıza gerek yok: http://saklamarehberi.com, tüm bu bilgilere tek bir kaynaktan ulaşmanızı sağlıyor.

Türkiye’nin ilk ve en büyük derin dondurucu üreticisi olan Uğur Soğutma tarafından hazırlanan (ve tamamen ücretsiz şekilde kullanılabilen) sitede; hamur işleri, süt ürünleri, meyveler, sebzeler ve et ürünleri ile ilgili merak ettiğiniz her bilgi yer alıyor. İlk olarak, tüm bu besinlerin ideal kullanım sürelerinin ne olduğunu, daha sonra da bu kullanım süresini nasıl uzatabileceğinizi öğreniyorsunuz. Tahmin edebileceğiniz gibi, derin dondurucu kullanmak tüm gıda maddelerin daha uzun süre dayanmasını sağlıyor. Ancak, örneğin karidesi derin dondurucuda saklayabilir misiniz? Peki ya yazın aldığınız, lezzetli ve sulu bir karpuzu derin dondurucuya koyup, kışın yiyebilir misiniz? Tüm bu soruların ve çok daha fazlasının cevaplarını Saklama Rehberi web sitesinde kolayca bulabiliyorsunuz. Hepsi bu kadar değil: Sitenin “Alternatif Bilgiler” bölümünde, evde kolayca hazırlayabileceğiniz birbirinden lezzetli tarifler yer alıyor. Evde nasıl mocha yapabileceğimi, meyvelerin kararmasını nasıl önleyebileceğimi, hatta unsuz kekin nasıl yapılacağını bile öğrendim. Laf aramızda, kot pantolonların derin dondurucuda temizlenebileceğinin de haberdar oldum! (Kotu fırçaladıktan sonra bir poşete koyup derin dondurucuda 1 gün boyunca bekletiyorsunuz.  Şaşırtıcı, değil mi?)

Türkiye’nin ilk gıda saklama rehberi olan http://saklamarehberi.com, beni şaşırtacak ölçüde bir içeriğe sahip ve her birini okumaktan büyük keyif aldım. Eğer sizin de bir derin dondurucunuz varsa, bu siteyi muhakkak ziyaret etmelisiniz. Derin dondurucunuz yoksa bile gıdaları nasıl daha sağlıklı tüketebileceğinizi, ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi ve basit, pratik, lezzetli tarifler ile ipuçlarını Saklama Rehberi web sitesinden öğrenebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

30 Kasım 2017 Perşembe

İŞ YERİ SORUNSALI :))

Sizin de çalışma ortamınızda sinir olduğunuz pek çok şey vardır elbette. Ama ben en çok dert yandığım şeyden bahsedeceğim size. 



Ben bilgisayarına ve çalışma masasına deli gibi bağlı olanlardanım. Bilgisayarıma benim kontrolüm dışında birinin oturduğunu gördüğümde bir kaşık suda boğmak istiyorum onu :)) Ama içimden ona kadar sayıyorum, saçmalama Sevda iş yeri bilgisayarı bu, ihtiyaç halinde başkasıda kullanabilir diyorum. Biraz sakinleşsem de olmuyor... Hala sinirli oluyorum genelde...İşi bitip kalkana kadar daral geçiriyorum fakat iş yeri arkadaşım sonuçta yüzümde sahte bir gülümseme ile bekliyorum.. (ya sabır)
Hele kasaya biri flash bellek falan taktı mı beni görmeyin daha iyi..

Bir de iş masam. Kendime ait bir düzenim var. O sistematiğin bozulmasından hoşlanmıyorum. Masamda yıllardır duran oyuncaklarım var. Kurşun kalemlerimin uçları hep açık ve göğe bakacak şekilde dururlar. Atatürk plaketim karşımda durur. Dosyalarım, zımba ve delgeç hepsi elimin altındadır. Bazen biri gelir, kalem lazım olur, emek emek  dizdiğim canım kalemlerimi alır..hüzünlenirim...Ama ne diyecen..Devletin kalemleri onlar...Herkes kullanabilir. :((
Temizlik yaparken düzeni bozarlar. Yıllardır masamı sildirmem mesela ben. Kendim temizlerim.
Ne diyeyim Allah başka dert vermesin bana :))

                          kurşun kalemler ile ilgili görsel sonucu

A4 kağıtları konusunda da dertliyim. Arkadaş sanki babamızın malı gibi karalamaları bile neden tertemiz kağıtları kullanırsınız. Hiç mi not defteriniz ya da karalama kağıdınız yok elinizin altında. Etmeyin eylemeyin.

Haa bir de boşa yanan lambalar, boşu boşuna akıtılan sular. Bundan bahsetmeyeceğim bile. Kul hakkıdır diyeceğim ve anlayan anlasın diye yazıma son vereceğim.






13 Kasım 2017 Pazartesi

BU ARALAR BEN

Yine bir "Bu Aralar Ben" postu ile karşınızdayım :))
Biliyorum büyük merakla son bir aydır neler yaptığımı merak ediyorsunuz...Panik yok..Tek tek anlatacağım :) ( megaloman oldum ya ben )

BU ARALAR EN ÇOK KORKTUĞUM OLAY:

                     fake hesap ile ilgili görsel sonucu

Sanki bir popstar ya da Türkiye'de büyük bir kitlesi olan biriymişim gibi benim instagram hesabımı kopyalamışlar. Resmimi almışlar, arkadaşlarıma arkadaşlık yollamışlar, DM atmışlar. Allahtan bir tarzım var da kime yazdıysa olmamış. Çünkü beni tanıyan herkes bilir ki ben sıradan iletişim kurmam. Genelde herkesin bir lakabı vardır bende ve çoğunlukla kendi taktığım isimlerle konuşurum arkadaşlarımla.

Ancak bu olay şöyle bir durumu farketmeme sebep oldu. Kendimizi gerçekten fazla önemsiyoruz. Resimlerimiz, hayatlarımız kimin umurunda ki aslında . Paylaşıp beğenilmeyi bekliyoruz. Kendimizi, çocuklarımızı, ailemizi her şeyimizi paylaşıp duruyoruz. Artık sosyal medya hesaplarımda kendi resimlerim yok. Daha temkinliyim. Başka yolu yok...

BU ARALAR EN ÇOK DİNLEDİĞİM ALBÜM:

erol evgin altın düetler ile ilgili görsel sonucu

Büyük bir keyifle dinliyorum valla. Bütün şarkılar harika. Hepinize tavsiye ederim.

Bir de Müslüm Gürses'in Nilüfer diye bir şarkısı var. Ona takıldım kaldım. Gerçekten efsane olmuş. Bi bakın bakalım.

BU ARALAR OKUDUĞUM KİTAP:

                                         FELSEFENİN 14 ile ilgili görsel sonucu

Felsefe seviyorsanız harika bir başlangıç kitabı olabilir. Oldukça espirili bir dille felsefenin önemli kuramcılarını ve onların kuramlarını anlatıyor. Çaktırmadan çok şey öğreniyor insan.

İZLEDİĞİM SON FİLM:

                                          İlgili resim

Abi çok güldüm...Öyle çok güldüm ki anlatamam. Sanırım ben gerçekten bir İbo hayranıyım. Adamın espirilerine çok gülüyorum. Hepinize tavsiye ederim. İnternete düşsün, televizyonda yayınlansın diye beklemeyin. Gidin güle güle izleyin.


7 Kasım 2017 Salı

CİNAYETTTTTTTTTTTTTTTTTTT

"Oğlunu öldürdüm gel al"

Sabah bu cümleyle başladım güne. Adamın biri ( adam demek gelmiyor aslında içimden ) kendisinden boşanmak isteyen karısına kızıp bir kaç kez 9 yaşında ki oğlunu öldürmekle tehdit etmiş. Hatta daha önce yanına aldığı bir gece evde hava alınacak her yeri kapatıp, doğal gazı açmış, çocuğunu öldürmeye kalkmış ve sanki iyi bir halt etmiş gibi bunu kameraya çekip karısına göndermiş.

Kadın 2 aydır çocuğu göndermiyormuş sözde babaya. Adam savcılığa başvurmuş. Oğlumu özledim demiş. Savcı da al çocuğunu görmek hakkındır demiş. ( haber doğruysa eğer ) Sonra da adam çocuğu bıçaklayarak öldürmüş. Komşular haberlerde diyorlardı ki çocuğun çığlıklarını duyduk hepimiz. ( hiç biri koşup gitmemiş mi )

Söylenecek söz, yazacak kelime yok aslında. Bu kadar cani olmayı ne zaman başardık biz. 

                                çocuğunu öldüren baba ile ilgili görsel sonucu

Ah yavrum daha 9 yaşında bunları yaşadığın için üzgünüm. Üzgünüm insan olamadığımız için. Üzgünüm yüzünü güldüremediğimiz için. Üzgünüm bir anlamı varsa eğer...

2 Kasım 2017 Perşembe

ÇAY MI KAHVE Mİ ?


Hiç derdim yokmuş gibi sabah sabah çayı mı kahveyi mi daha çok sevdiğimi düşündüm. 
Mesela ben çaysız bir kahvaltı düşünemeyenlerdenim. 
Çay yoksa o kahvaltının keyfi de olmaz benim için. Ama öyle çocuk çayı gibi bakınca İstanbulu göreceğin çaylardan değil. Tavşan kanı. Kırmızı. Miss.

Ama bir eş dost geldiği zaman aklıma çaydan önce kahve yapmak düşer.
Muhabbeti tatlandırmak için Türk Kahvesinin üstüne bir şey tanımam.

Dışarıya gitmişsek, bir şey içmem gerekirse çay tercih ederim. Ama muhabbet koyulaşacaksa mutlaka bir kahve desteği isterim. Ama nescafe ya da makine kahvesi değil. İlla kısık ateşte iyi pişmiş köpüklü sade Türk Kahvesi.

Adım başı karşımıza çıkan kahve mekanlarını da sevmediğimi söylemeden edemeyeceğim. Adını bile söylemekte zorlandığım bin bir çeşit kahve arasından seçim yapmaya çalışırken kendimi sınava girmiş bir öğrenci gibi hissediyorum.

Peki siz de durum nedir? Bir araya gelsek çay mı içeceksiniz kahve mi?




30 Ekim 2017 Pazartesi

CUMHURİYET BAYRAMI KUTLU OLSUN

Cumhuriyet Bayramı gerçek coşkuyu hakeden bayramlarımızın başında gelir.
Ülkemizin doğum günü, varlığımızın sebebi, bugünümüzün geleceğimizin garantisi Cumhuriyetin temelinin atıldığı gün.
Biz de içimizde ki vatan aşkı, ata aşkı ile attık kendimizi sokaklara. Önce fener alayına ardından da meydanda Leman Sam konserine katıldık.




YAŞASIN CUMHURİYET.
BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN.

24 Ekim 2017 Salı

ESKİLERDE NELER VAR :))

Blogger Anneler sayfası 2012 de benimle röportaj yapmış :)

Googlede kendimi ararken buldum.
LİNK: http://blogger-anneler.blogspot.com.tr/2012/03/roportaj-sevdadan-karakalem-yazlar.html

Röportaj: Sevdadan Karakalem Yazılar




Bize kendinizi biraz tanıtır mısınız?
Ben Sevda Ünlü.24 Mart 1978 yılında Ordu/Akkuş’ta doğmuşum. Ordu ile ilişkim sadece nüfus kağıdı üzerinde kalmış. 3 yaşında yerleştiğimiz Sinop,  çocukluk ve ilk gençlik anılarımın tümünü kapsar.Hemşire olarak 1996 yılından bu yana devlet Memuru olarak görev yapıyorum.Yalova’da yaşıyorum.İki oğlum,öğretmen bir eşim var:=)

Blog hayatınız nasıl başladı?
Blog hayatım can dostum  Necla Şölen sayesinde başladı. Onun kızı için açtığı blog sayfasını görünce bende oguzveozan.blogcu İle bu yolculuğa başladım. Ancak amacına uygun kullanamadım blogu. Daha sonra Necla ile moda yazıları yazmaya çalıştığımız Modalissa.blogcu geldi.1 yıl kadar burada yazmaca oynadıktan sonra vazgeçtik.(çünkü ben modadan hiiiç anlamam) Birkaç aydır da en sevdiğim şey olan yazı yazmacalarımı paylaştığım blogum ile aranızdayım.


Blogunuzun içeriğinden bahseder misiniz?
Blog sayfamda şiirler, sevdiğim yazılar var.Kendim kaleme aldığım şiir,masal,anı denemelerimi de paylaşıyorum. Ancak henüz çok yeni olduğundan tam da şekillenmiş değil.

Hangi sıklıkla post yayınlıyorsunuz?
Hafta içi her gün yazmışım:=)) belli bir planım yok aslında…

İzleyicilerinizin yorumlarına tek tek cevap yazar mısınız?
Şimdilik çok fazla yorum almıyorum..Gelenleride mutlaka cevaplıyorum, hatta çocuk gibi heyecanlanıyorum.

Sizi izleyen takipçilerinizi siz de izler misiniz?
Evet tüm izleyicilerim peşindeyim:=))

İzlediğiniz bloglarda neler ilginizi çekiyor, nelerden hoşlanmıyorsunuz?
Yaşanmış hikayeler, şiirler, espirili yazılar, kendine has yazabilenler, kimseye benzemeyenler, muhalif olanlar

Beğenerek takip ettiğiniz 3 blog desek...

* Neclasolen
* Siyah kuğu
* Edebi mevzular

Son olarak blogumuzla ilgili düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
Annelerin bir araya gelmesi muhteşem bir fikir olmuş bence. Tanışmak,desteklemek için güzel bir platform olmuş. Ellerinize, emeğinize sağlık…(Açılay ses tonu kullandım burada):=))
Kolay gelsin…

Sevda'nın Blogu BURADA
RÖportajı yapan Fotoğrafik Hatıralar / Ülkü

17 Ekim 2017 Salı

BEDEN OLUMLAMA HAREKETİ

                            vücut olumlama hareketi ile ilgili görsel sonucu

Medyanın ve markaların pompaladığı "ideal beden" ve "güzellik" algılarını sorgulayarak bu tanımların dışında kalan herkese ilham olan akım BEDEN OLUMLAMA HAREKETİ.


Dün instagramda gezerken Tuba Ünsal'ın bir paylaşımı çok hoşuma gitti. Demiş ki: 
                                       "Olduğum gibi güzelim Tanrı hata yapmaz"

Fiziksel veya ruhsal olarak kendi hayatınızı idame ettiremeyecek bir sorun varsa elbette tıbbi olarak destek almakta fayda var. Ne olursa olsun önceliğimiz her zaman sağlık. Ancak gazetelerin, instagramın, facebookun, televizyonların bizlere dayattığı sıfır beden kadınlar olmak zorunda değiliz.

Olduğumuz gibi güzeliz. Farklıyız. Farklılıklarımızla daha güzeliz. 

Özellikle ergenlik çağındaki çocuklarınıza lütfen kendilerini sevmeyi ve başka insanları kalıplara sokmadan değer verebilmeyi öğretelim. İnsanları saç renkleri, ten renkleri, boyları, kiloları ile değerlendirmeden sevebilelim.

Unutmamak lazım. Hepimiz insanız ve insan olmak yeterince güzel zaten. Ellerimiz, gözlerimiz,ayaklarımız, çalışan bir beynimiz olduktan sonrası tırı vırı :))




9 Ekim 2017 Pazartesi

BU ARALAR BEN

Sanırım benim blog sayfam için bu aralar ben paylaşımları klasik olacak.
Sizlerle son dönemde sevdiğim, izlediğim, okuduğum,güldüğüm şeyleri paylaşmak hoşuma gidiyor.

BU ARALAR DİNLEDİĞİM ALBÜM:

                           MANUŞ BABA ile ilgili görsel sonucu

Resmin üzerine tıklarsanız youtube üzerinden bu muhteşem adamın muhteşem sesine ve albümüne ulaşabilirsiniz. Şimdiye kadar adını sıkça duyup dinlememiş olmam ise büyük bir kayıp. Artık bir başucu müzisyenidir kendisi.


BU ARALAR OKUDUĞUM KİTAP:

                                  evlilik oyunu sinan akyüz ile ilgili görsel sonucu

Arkadaşıma bana bir kitap ver kafamı yormadan eğlenerek okuyabileyim dedim. O da Sinan Akyüz'ün bu kitabını verdi bana. Eğlenceli mi? Sevdim mi? Sanırım hayır. Sanki otursam beş dakikada bunun gibi bir hikayeyi kaleme alabilirmişim gibi bir his uyandırdı bende. Ama sonuçta Sinan Akyüz. Tamamen tercih sizde araştırın internette belki siz seversiniz.


BU ARALAR EN SEVDİĞİM FİLM:

                                KÜÇÜK ESNAF ile ilgili görsel sonucu

Geçen hafta Tv8'de yayınlandığını görünce takılıp kaldık filme. Daha önce bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine izlemiştim bu filmi ama demek ki tamda kafa yormamışım o zaman. Evde sessiz sakin, elimizde kahve, üzerimizde battaniye eşiliğinde ailece izleyince oldukça güldürdü bizi. İbrahim Büyükak'ın yarattığı Berhüü :)) tiplemesi bizi çok güldürdü. Bazı sahnelerde yüksek sesle kahkaha bile attık :))

BU ARALAR GİTTİĞİM GEZDİĞİM YER:

                            İlgili resim

Hafta sonu Bursa'daydım. Hava berbattı. Hem yağmur hem de soğuk olunca kendimizi yeni açılan Suryapı Marka AVM'de bulduk. Devasa büyüklükteki AVM herkese hitap ediyor. Elbette biz hastası olduğumuz Decathlon Mağzasına girmeden duramadık. Sporla ilgileniyorsanız mutlaka ve mutlaka gezmelisiniz. İçeride bambaşka bir dünya sizi bekliyor. Bu mağazada en sevdiğim şey ise her her spor branşı için ayrı bir bölüm bulunması. Her şeyin içinde aradığınızı bulmak için boğuşmanıza gerek olmuyor. Mesela basketbolla ilgili bir şeye ihtiyacınız varsa o bölüme gidiyorsunuz ayakkabıdan formaya her şeyi o alanda bulabiliyorsunuz. Şiddetle tavsiye ederim.


BU ARALAR İLGİMİ ÇEKEN ŞEYLER:

               .

Uzun kış gecelerinde eşe dosta ev hediyesi Atatürk portresi işleyeceğim. Bitince sizlerle paylaşırım.

Sevgiyle kalın...




27 Eylül 2017 Çarşamba

#KızGibi

Merhaba güzel yurdumun güzel insanları.
Biliyor musunuz Türkiye'de her 10 genç kızdan 6'sı başarısız olmaktan korktuğu için yeni bir şeyler denemekten çekiniyormuş. Oysa denemek yanılmak öğrenmek ve tekrar denemek diye bir şey var.
#Kızgibi etiketi ile yapacağınız her paylaşım için Orkid TEGV'e sizin adınıza bağış yapacak. 

                                     İlgili resim

                                                 İşte size kendi #kızgibi hikayem:

Ben Sağlık Meslek Lisesi mezunuyum. Küçük bir Anadolu şehrinde belli imkansızlıklar içinde okuldan mezun oldum. İlk atamam yine aynı şehrin bir köy sağlık evine yapıldı. Henüz reşit olmamıştım. Mahkemeye çıktım. Kaza-i rüşt kararı ile maaş alabilmeme karar verildi. Henüz maaşımı alabilecek yaşta değilken bir köy sağlık evi bana emanet edilmişti. Her neyse;

Bir gün camdan dışarı bakıyordum. Ana yoldan dörtlüleri yakmış bir araç hızla şehre doğru gidiyordu. Hasta var herhalde diye düşünürken aynı araç hızla geri geldi ve araçtan telaşla inen adam ( daha 17 yaşında ki bana ) - ebe hanım doğum başladı, şehre yetişemeyiz dedi.
Ben nasıl heyecanlandım anlatamam size. Kadını masaya aldım, kendimi hazırladım. Okulda öğretmenimin anlattıklarını kafamda yüksek sesle tekrarlamaya başladım. Heyecan, korku ama bilgiyle o doğumu sağ salim yaptırdım. Kollarıma tosun gibi bir erkek bebek düşüverdi. Adını sen koy dediler ben de Özgür olsun dedim. 

İstediğimizde başaramayacağımız şey yok kızlar. Sadece cesur olun. Korkmayın. Okuyun. Bilgilenin. Önyargıları kırın. Kimsenin sizi engellemesine izin vermeyin. Adam gibi değil kadın gibi, kız gibi yapın. İnanın daha güzel oluyor...

25 Eylül 2017 Pazartesi

EVET HAYAT KISA


umutsuz ile ilgili görsel sonucu

Umutsuzluk hiç yakışmaz bize
Hele sessizlik hiç.
Gülümsemediğin var mıdır senin
Gülümse hadi canını yediğim.

Yüzüne düşen bin parça oluyor neden?
Kalbinde bir çığlık var duyuyorum.
Seninle aydınlanıyor benim her sabahım,
Yapma yaşam sebebim.

Oluyor mu böyle ,
Sen sus pus günler uzun.
Gözlerin şarkı söylemez olmuş,
Ses ver ister do ister la ama susma.

Ahh sevdam, içimde ki çocuk
Aynada göremedim bugün seni.
Biliyorum kaçıyorsun benden, 
Bıktın mı sen de bu debelenmeden.

Hayat kısa kuşlar uçuyor, diyor ya şair
Evet hayat kısa 
kuşlarda uçuyor.
Peki ne olacak şimdi?
                                                                           Sevda/ Yalova / 25.09.2017

NOT: Görsel link http://www.fotokritik.com/arama/umutsuz/1